Şöhret Kapısı Açılmak
-
meşhur olmaya başlamak
-
"Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı."
(Refik Halit Karay)
-
"Fakat Nedim'den hoşlanan kızlarla kadınların çoğu onu, yeni şöhret bulan bir sinema aktörüne benzetmektedir."
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
"Her mahallede hatta satıcılar arasında şöhret kazanmış olan güzel sesliler bulunurdu."
(Abdülhak Şinasi Hisar)
-
"Burada jandarma teğmeni olsun da daha bir defa, Ankara'da şöhret salmış olan o gözleri görmesin."
(Refik Halit Karay)
Kelime Anlamı Kaynağı : Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü
Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz: